Camgeran Alaçatı Facebook'ta
 
Camgeran Alaçatı Twitter'da


Alaçatı : En Güzel Gökyüzü Altında Kurulan Kent

Alaçatı : En Güzel Gökyüzü Altında Kurulan Kent

Alaçatı misafirperverdir. 

Oğuzların Çavuldur boyundan Çaka Bey’in, 1081 yılında İzmir ve yöresini Türk yönetime katmasından buyana Alaçatı, pek çok milliyet, kültür, din ve cinsiyetten insanı ağırladı. Bizanslılar, Cenevizliler, Türkler ve Rumlar, sırasıyla tarih sahnesinde görünmeye başladılar. 

1912’de Balkan Savaşlarıyla ve 1922’de Lozan anlaşması ile “mübadele olunan hayatlar”, Sakız’a geri dönen Rumlar ve Kosova, Bosna, Girit, İstanköy,  Selanik ve Kavala’dan getirilen Boşnaklar, Arnavutlar, Romanlar, yıllarca bu topraklara emek vermiş olan Türkler, bu küçücük Anadolu köyünde oluşuvermiş bu kültür mozayiği, yüzyıllarca evlerini, tarlalarını, ülkelerini bırakarak yeni bir yaşam oluşturmanın, bu yeni yaşamı sevmenin ve sevdirmenin anlamını herkesten daha iyi kavradılar. 

Alaçatı 20. yüzyılda bir başka göç almaya başladı: Büyük kentlerden kaçan, yorgun bedenlerini ve kafalarını dinlendirmek üzere Alaçatı’nın mavisine, rüzgarına sığınan insanlar. 19. yüzyıldan buyana Çeşme’ye bağlı bir bucak olan Alaçatı, onları da aynı anlayış ve sevecenlikle kucakladı. 

Alaçatı uysaldır

Şu anda Alaçatı’nın yerleşik nüfusu Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2008 yılı verilerine göre, bağlı Germiyan (765),Karaköy (10) ve Ildır (607) köyleriyle birlikte 10221. Bu, 1890 sonundaki nüfusu ile yaklaşık aynıdır. Piri Reis’ten beri değişmeyen şeyler de vardır Alaçatı’da: Piri Reis,  “Alaçatı’nın denizi bir yufka denizdir” der. Alaçatı  uluslararası sörf alanı oluşunu da buna borçludur, deli bir rüzgar ve yufka bir deniz. Heredot, tarihinin birinci kitabında İonia hakkında şöyle yazar: “İon’lar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlardır. Ne daha kuzeydeki bölgeler, ne de daha güneyde kalanlar İonia ile bir tutulabilir.” Beldemize en yakın “ion” kentleri Alaçatı’nın bir köyü ve bugünkü adı Ildırı olan “Erythrai”, Sakız adası yani “Chios” ve Urla İskelesi “Klazomenai”dir. 

Alaçatı, Anadolu tarihinde en fazla nüfus hareketinin yaşandığı yörelerden birisi olmasına rağmen çatışmanın en az olduğu alanlardan birisidir de. İnsanı, toprağı, iklimi, yaklaşımı uysaldır.

Alaçatı’nın yeme-içme kültürü gelişmiştir

Alaçatı’da tarihin her döneminde temel tarımsal ürünler dışında bölgeye özgü bazı üretimler de yapılmıştır. Şarap, zeytin, üzüm, kavun, tütün, zeytinyağı tahıl ve bakliyata ek olarak üretilmiştir. Cumartesi günleri yapılan ve çevre illerden ziyaretçileri giderek artmakta olan Alaçatı Halk Pazarı’nda sergilenmekte olan ürünler,  bu topraklardan evlerimize giren sağlık iksirleri gibidirler. Ülkemizde ve belki de dünyada otları için festival yapan tek yöredir. Bu sene üçüncüsü düzenlenecek olan Alaçatı Ot Festivali çerçevesinde ot toplama ve yemek yarışmaları yapılmakta, konserler düzenlenmektedir. Her biri ayrı tat ve görüntüdeki yöresel otlar, Alaçatı restoranları tarafından yapılan yemekler, doğal her tür yiyecek ve içecek, satışa sunulmaktadır. Ayrıca her yıl, bir önceki yılın yarışan yemeklerinin tarifleri kitap haline getirilmekte ve dağıtılmaktadır.

Alaçatı büyülüdür

Alaçatı’da aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Bir sokakta, aşılanmış sokak köpekleriyle tek başınıza yürüyüş yaparken birden bir büyük kent kalabalığının içine düşebilirsiniz. Bir yanda, limanda, Port Alaçatı projesi adım adım ilerlerken, rüzgar konnektörleri tarihi yeldeğirmenlerinin suskunluğuna inat dönerlerken Alaçatılılar, İzmir enginarını nereden bulacaklarını tartışırlar. Yediğinizde özlediğiniz köy tadı, yaşadığınızda yitirmekten korktuğunuz gelenekleriniz ve yaptığınızda alışkanlıklarınıza uygun bir anlam vardır. Ve bunların tümünü, Oğuzlardan bugüne devam eden bir doku içerisinde  sunar size. Bir açık hava müzesi görünümündeki Alaçatı sokaklarını ve tarihi kentsel SİT korumasındaki taş evleri gezerken, Hacı Memiş Ağa Camii, Pazaryeri Camii (Hagios Panagias Kilisesi) ve yeldeğirmenleri sizi etkileyecektir.

Alaçatı sanatla içiçedir

Alaçatı’nın yenilenmekte olan Arnavut kaldırımlı daracık sokaklarında yaşlılarla sohbet ederken birdenbire karşınıza çıkan resim, seramik ve cam atölyeleri; yıl boyunca galerilerde, otellerde, sokaklarda,  Alaçatı Belediyesi Sergi salonunda devam eden resim, heykel, fotoğraf sergileri; antika ve elsanatları dükkanları ve konserler, tatilinizi herhangi bir geziden çok daha anlamlı hale getirir. Her bir işletme kendisine özgü havası içerisinde bir otel ya da lokantadan çok öte, bir sembol olmuşlardır artık.

Alaçatı sevecendir

Kış aylarındaki terk edilmişliğini de, yaz aylarındaki doluluğunu da aynı olgunlukla karşılar. Alaçatı’ya hangi mevsimde giderseniz gidin sizi aynı sıcaklıkla kucaklayacaktır. Giderek kalabalıklaşan, bir turizm merkezi olarak popülaritesi artan Alaçatı’da, dokunun korunması ve bozulmadan geliştirilmesi için Alaçatı Belediyesi’nin desteğiyle çalışmalar yapılmakta, projeler üretilmektedir. 

Alaçatı mavidir, Alaçatı sardunya ve akşam sefasıdır, Alaçatı mis kokulu limon ağaçlarıdır, Alaçatı huzur ve güvendir…

“En güzel gökyüzü altında kurulmuş” olan Alaçatı  kiliselerin, camilerin, yel değirmenlerinin gölgesinde, korunmaya alınmış sakız ağaçlarının sessiz tanıklığında dönüşmektedir.

Ot Festivali Fotoğraf Yarışması

Ot Festivali Fotoğraf Yarışması

Amacı, içeriği, etkinlikleri ve tümüyle gönüllü çalışanlarıyla benzerlerinden ayrılan Alaçatı Ot Festivali bilindiği gibi 7-8 Nisan 2012’de Alaçatı’da gerçekleştirilecek. Ege yemekleri ve yörenin otlarının birbiriyle yarıştığı bu eşsiz etkinlikte fotoğraf dostlarını bir sürpriz bekliyor…3. Alaçatı Ot Festivali süresince tüm ziyaretçilerimiz birbirinden güzel fotoğraflar çekecektir şüphesiz. Ama en güzel olduğuna inandığınız fotoğrafınızı facebook sayfamızdan bize gönderin, fotoğraf jürimiz en güzel üç fotoğrafı seçsin!

YARIŞMA ŞARTLARI:

• Fotoğraf yarışması teması “Ot Festivali” temalı olmalıdır. • 7 -8 Nisan tarihinde yapılacak “Ot Festivali” sırasında çekilmiş olmalıdır. • Çekilen fotoğraflar; 13 Nisan 2012 tarihine kadar facebook adresimize (https://www.alacatiotfestivali.com ‘a mesaj yoluyla gönderilmelidir. 

• Sonuçlar 16 Nisan 2012 tarihinde duyurulacaktır.

KATILIM KOŞULLARI:

• Yarışma; ot festivali organizasyon komitesi ve seçici kurul dışında tüm amatör ve profesyonel katılımcılara açıktır.• Yarışmaya facebook sayfamıza: https://www.alacatiotfestivali.com ’a mesaj yoluyla katılınabilecek, baskı yada e.posta kabul edilmeyecektir.• Her yarışmacı en çok 4 eser ile katılabilir. 4’ten fazla eser gönderenler değerlendirmeye alınmayacaktır. Bu eserler siyah beyaz yada renkli olabilir.• Yarışmaya katılacak fotoğraflar jpeg formatında ve yüksek çözünürlükte olmalıdır.• Fotoğraflar, kenarında çerçeve yada boşluk olmadan, digital imzasız gönderilmelidir.• Gönderilen fotoğrafların hukuki sorumluluğu ve telif hakkı isim kullanılarak “Alaçatı Ot Festivali Komitesi”ne aittir. Festival komitesi; internet, basılı evrak ve yayınlarda isim belirtilerek fotoğrafı kullanma hakkına sahiptir. • Ödül alan fotoğraflar “Alaçatı Ot Festivali 2012’nin Yarışan Yemekleri” adlı festival kitabında yer alacaktır. • Katılım formunu imzalayarak katılan yarışmacılar, tüm bu katılım koşullarını kabul etmiş sayılacaklardır.

Uçurtma'nın Tarihçesi ve Neden Uçurtma Festivali

Uçurtma'nın Tarihçesi ve Neden Uçurtma Festivali

UÇURTMA BAYRAMLARI 

“Gel uçurtma bayramları var 

Haydi sevin de gel 

Ölümsüz özgür çocukluğuna 

Yeniden yol ver 

Haydi koş haydi gel 

Bir avuç sevinç al annenden 

Bana da biraz ver”

Sezen Aksu, 2009 

Çocukluğumuzda hangimiz beyaz bir kağıdı ya da defterimizin ortasından kopardığımız bir yaprağı “şeytan uçurtması” yapıp göğe salmadık. 

Mahallelerin bu kadar tıkış tepiş olmadığı, gökdelenlerin göğü delmediği günlerde sokak aralarında koşturarak göğü yırtmadık mı uçurtmalarımızla. Güneşli günde yağan yağmurun ardından gökkuşağının renklerine katmadık mı uçurtmamızın renklerini… 

Uçurtmalar sevinç ve heyecandı çocukluğumuzda. Belki de ilk üzüntümüzü uçurtmamızın elektrik tellerine takılmasıyla yaşadık; ya da üzüntü paylaşmayı da uçurtmalar sayesinde öğrendik, uçurtması tele takılan arkadaşımıza teselli verirken. 

Oyun ve oyuncakların tarihi şüphesiz insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan; oyun oynayan bir varlık olarak, oyuncak dünyasında geniş yelpazeye sahiptir. Kişisel tarihimize baktığımızda çocukluğumuzun unutulmaz oyuncakları arasında uçurtmanın yeri bambaşkadır. Mahalle kültürünün yaşadığı yıllarda; babalarımız ya da mahallenin büyük ağabeyleri çocukları toplar, hep beraber uçurtma yapılırdı. Kırtasiyelerden alınan elişi kağıtlarla, marangozların artık tahtalarından yapılan çıtalar getirilirdi. Sevinçle ve heyecanla yapılırdı uçurtmalar. Bu sevimli oyuncağın tarihinin, çok farklı temellere dayandığını kocaman insanlar olduğumuzda öğrendik. 

Budizme göre uçurtma, hasadın ve toprakların daha bereketli olması için gökyüzüne gönderilir. Uçurtmalar Tanrı’ya güzellikler için gönderilen bir dileğin sembolü olur. 

Budizmin yaygın inanış olarak görüldüğü, Çin’de hızla yayılır. Hatta Çin’in Weifeng şehri uçurtmacıların başkenti olarak anılır. Uçurtmanın, gökyüzüne törenlerle gönderilerek, uğursuz ve olumsuz güçleri uzaklaştırdığına inanılır. Bu nedenle güçlü ve koruyucu sembol çizimlerinin olduğu uçurtmalar yapılır. Uçurtmanın ortaya çıkışı hakkında çeşitli efsaneler de vardır. Bir efsaneye göre; rüzgarlı bir havada bir Çinli şapkasının uçmasını önlemek için ona bir ip bağlar ve böylece ilk uçurtmayı yapmış olur. Uçurtma Çin`den, Kore ve Hindistan`a giden tüccarlar tarafından tüm Asya kıtasına yayılır. Uçurtma gittiği her ülkede o ülkenin kültür öğelerinden izler taşıyarak, varlığını sürdürür. Misafir olduğu her ülkede uçurtmalara farklı anlam, amaç ve özellikler yüklenir. 

Uçurtmanın tarihinde Hindistan`daki kayıtlara ise 1500'lü yıllarda minyatürlerde rastlanır. Bu resimlerde genç bir adamın, görüşmesine izin verilmeyen sevgilisine mesaj ulaştırmak için uçurtmayı beceriyle kullandığını görürüz. 

Hangi kültürde olursa olsun, uçurtmanın üzerinde sembol ve figürler kullanılır. Bu semboller farklı dilekleri dile getirmesinin yanı sıra farklı renklerle de anlamlarını güçlendirir. Uçurtmanın batıdaki serüveni Marco Polo ile başlar. Vazgeçilmez kültür taşıcıları olan tüccarlar bu alanda da tarih sahnesinde rollerini alırlar. Uçurtma batıya geldiğinde çok büyük bir heyecanla karşılanır. Merak uyandıran yeni bir oyuncaktır. Ancak uçurtma, batı kültürü üzerinde neredeyse hiçbir etkide bulunamaz. Doğudaki anlam derinliği bu yolculuk sırasında gerilerde kalır. Uçurtma batıdaki serüvenine bilim alanında devam eder. Benjamin Franklin ve Alexander Wilson, uçurtmaları rüzgar ve hava akımları üzerindeki bilgilerini arttırmak için kullanırlar. Sir George Caley, Samuel Langley, Lawrence Hargrave, Alexander Graham Bell ve Wright Kardeşler uçurtmalarla deneyler yapar ve bu deneyler uçakların yapılmasında çok faydalı olur. George Pocock adlı bir öğretmen 1822’de at arabasını çekmek için uçurtmadan yararlanır. I. Dünya Savaşı sırasında, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Rus orduları düşmanların yerlerini belirlemek ve işaretleşmek için uçurtmaları kullanılır. II. Dünya Savaşında ise, Harry Saul`un Hücum Uçurtması(Barrage Kite) uçakların hedeflere yakın olabilecek kadar alçaktan uçmalarını önler. Denizde kaybolan pilotlar bir Gibson Girl-box uçurtması uçurur ve böylece yerleri tespit edilir. Uçaklardan yararlanılan yerler arttıkça, uçurtmalar daha az kullanılır olur ve daha çok eğlence maksatlı uçurulmaya başlanır. Güçlü bir kültür öğesi olan uçurtma, her toplumda, dolayısıyla her yeni kültürde kendine bir ifade alanı bulur. Ancak bu ifadeler uçurtmanın tarihinde de görüldüğü gibi köklü ve bambaşka anlam değişikliklerine doğru değişim gösterir. 

Alaçatı’yı bir sörf cenneti yapan rüzgârdır. Şimdi Alaçatı’nın rüzgârına rengarenk uçurtmalarımızı bağlayacağız. İçinizdeki çocukluğu, çocuksuluğu, heyecanları, renkleri bağlayıp bir ipin ucuna, Alaçatı’nın rüzgârıyla göğe salmaya ne dersiniz. 

Bu rengârenk davet bizim… 

ALAÇATI UÇURTMA FESTİVALİ 2012 

CADDE 75 OTEL (www.cadde750tel.com)

SEDİRLİ EV (www.sedirliev.com) 

OKŞAN&LEMİ RESİMCİOĞLU ZEYNEP ERDEM 

0532 277 05 62 (Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.)

0530 512 04 94 (Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.)

Ot Festivali Hazırlıkları Devam Ediyor, Bekliyoruz...

Ot Festivali Hazırlıkları Devam Ediyor, Bekliyoruz...

Alaçatı’nın yerel kimlik ve dokusunu yansıtan en güzel etkinliklerden biri olan “Alaçatı Ot Festivali” bu yıl 3. kez yapılıyor. Alaçatı Ot Festivali; Alaçatı Belediyesi, Port Alaçatı, Alaçatı İmren Han Butik Otel, Alaçatı Resort Alaçatı Turizm Derneği, Peugeot ‘un sponsorluk destekleriyle gerçekleştiriliyor.Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’ın  etkinlik ile ilgili görüşleri şöyle;“Çevrenin ve doğal beslenmenin öneminin her geçen gün daha iyi anlaşılmaya başlandığı günümüzde bizler Alaçatı’nın, Alaçatılıların yüzyıllardır yaşattığı bir özelliğini, kültürünü, birikimini ülkemize ve dünyaya tanıtmaya karar verdik.Bu nedenle Alaçatı doğasının zenginliğini, otlarının çeşitliliğini tanıtmak ve bu otlarla pişirilen geleneksel yemeklerinin kaybolmaması için bir festival düzenledik. İlkini 2010 yılı Nisan ayında düzenlediğimiz “ALAÇATI OT FESTİVALİ”nin üçüncüsünü bu yıl Nisan ayında gerçekleştireceğiz.Alaçatı’yı bahar tazeliğinde yaşayabilmek bir ayrıcalık! Bu nedenle her bahar, doğanın uyandığı, bin bir çeşit otun çevremizi bezediği bir dönemde bu festivali yaptık ve bunu gelenekselleştirmeyi amaçlıyoruz.Alaçatı’nın doğallığına, kucaklayıcı sıcaklığına kaynatılmış reçellerin, bin bir otla yapılmış yemeklerin, böreklerin üzerine serpilmiş çörekotlarının kokusu karışsın istedik bu festivali düzenlerken.Bu festival bir yarışmadan öte bir şey. Festival bahane; Doğa hakkında bildiklerimizi aktarmak, bilmediklerimizi öğrenmek, yeni tatlara yeni dostluklar eklemek amaç. Ayrıca, Alaçatı’nın korunmuş mimarisinin bezediği dar sokaklarında dolaşmak, gülen yüzlü güzel insanlarla güzellikleri paylaşmak, hiç tanımadığımız, adlarını bile bilmediğimiz insanlarla sohbet edip, ağız dolusu kahkaha atmak amaç. Kısacası, “O anı yaşadım” diyebilmek. Tanıdıklarımızı, tanımadıklarımızı, kısacası herkesi bu keyfi bizimle birlikte paylaşmaya çağırıyoruz.”

ALAÇATI OT FESTİVALİ PROGRAMI

7 NİSAN CUMARTESİ

Festival saat 13.00′de festival kortejinin yürüyüşüyle başlayacak.Kortejde yerel giysiler giymiş insanlar, doğadan topladıkları çeşit çeşit otlarını araçlara yüklemiş kadınlar, Alaçatılı antikacıların dizayn ettiği araçlar, kısaca 7′den 70′e tüm Alaçatılılar ve konuklarımız yer alacaktır.Kortej yürüyüşünün ardından klise-cami meydanında klasik müzik grubu festival konseri verecektir.Aynı mekanda konserin ardından tüm Alaçatılılara ve konuklarımıza açık festival resepsiyonu verilecektir.Akşam ise amatör gurmeler tarafından hazırlanacak Ege yemekleri, sponsorlar ve juri üyelerinin beğenilerine sunulacaktır.

Amator Gurmeler:  Aladdin Ulaş Ahmet Kutlu Sevil Celal – Nükhet Bayraktar Emin İrem Güler Köstem Şirin Payzın

8 NİSAN PAZAR

11.00: 1001 Ot Yarışması – Alaçatı’nın otlarından en çok çeşidi toplayan ve özelliklerini bilenler arasından ilk üç dereceyi alanlar belirlenecektir.Juri: Dr. Selim Toprak Dr. Ayfer Tan Ertan İplikçi Öner Yıldırım IlgazOt Aşı Yarışması: Alaçatı’nın otlarıyla yemek kültür ve birikimini en güzel yansıtan üç yemek ünlü gurmeler tarafından belirlenecektir.Birincilere her sene olduğu gibi büyük altın, ikincilere yarım altın ve diğer katılımcılara ise çeşitli armağanlar verilecektir.Ayrıca yarışmaların yapıldığı saatlerde Alaçatı’da faaliyet gösteren restoranlar birer ürünlerini sergileyecekler, Alaçatılı üreticiler otlarını ve yemeklerini, çeşitli firmalar da kendi içki ve ürünlerini tanıtmak amacıyla standlar açacaklar.

Jüri: Ayhan Sicimoğlu, Erhan Şeker, Feridun Uğumu, Gökçen Adar, Hakkı Akbaykal, Süreyya Üzmez, Vedat Başaran

Alaçatı Uçurtma Festivali 14-15 Nisan 2012'de Yapılıyor

Alaçatı Uçurtma Festivali 14-15 Nisan 2012'de Yapılıyor

ÇOCUKLUĞUNUZA, ÇOCUKLARINIZLA BİRLİKTE DÖNMEK İSTEMEZ MİSİNİZ?

ALAÇATI UÇURTMA FESTİVALİ 2012, 14-15 NİSAN’DA YAPILIYOR.

Biliyoruz hepiniz defterinizin ortasından bir yaprak koparıp şeytan uçurtması yaptınız ve sınıfın açık penceresinden sokağa süzülmesini izlediniz heyecanla. Sokak aralarında, arkadaşlarınızla, uçurtmalarınızı yarıştırdınız. Belki de ilk üzüntünüzü uçurtmanızın elektrik tellerine takılmasıyla yaşadınız ya da üzüntü paylaşmayı da uçurtmalar sayesinde öğrendiniz, uçurtması tele takılan bir arkadaşınıza teselli verirken…

Bazı objeler bizim için sözlük anlamlarının ötesinde bir anlam taşımışlardır her zaman, uçurtma da böyledir. Uçurtma özgürlüktür, hayallerin gerçekleşmesidir, içimizdeki çocuktur, üzerinde yer alan figürleriyle koruyucudur, büyülüdür, eğlencelidir…Şimdi uçurtmalar Alaçatı semalarında boy gösteriyor. MARTI UÇURTMA KULÜBÜ üyelerinin tasarlayıp, imal ettikleri çok farklı, dev, rengarenk uçurtmalar gökyüzünü şenlendirirken sizler de bunun keyfini çıkartabilir, bu renk cümbüşünü fotoğraflayabilirsiniz.

Hava gösterilerini tamamlamak için UÇURTMA alanında bir dizi renkli bayraklar ve bir RÜZGAR BAHÇESİ düzenlenecektir. Rüzgar bahçesinde, sizlerin ve çocuklarınızın düşünerek, tasarlayarak üreteceğiniz, rüzgar ile hareket eden objeler sergilenecek, beğeniye sunulacaktır.

Halka açık UÇURTMA bölümünde, sponsorun hazırlattığı uçurtmaları veya çocuklarınızın 14 Nisan 2012 cumartesi günü çalışma atölyesinde yaptıkları uçurtmaları uçurabilirsiniz.Bunların dışında, kuracağımız küçük çarşımızda çeşitli yiyecek, içecek alabilir, hatıra ürünleri bulabilirsiniz.

Tüm bu etkinlikler Ericsson Broadband in canlı rock performansı eşliğinde gerçekleşecektir.Alaçatı Uçurtma Festivali 2012’nin gerçekleşmesinde en büyük destekçimiz ALAÇATI BELEDİYESİ’dir. Ana sponsorumuz VE-GE’dir. Çok teşekkür ediyoruz.

 

CADDE 75 OTEL

OKŞAN&LEMİ RESİMCİOĞLU

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

www.cadde75.otel.com

0532 277 05 62

 

SEDİRLİ EV

ZEYNEP ERDEM

0530 512 04 94

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

www.sedirliev.com